Kredi raporlama kuruluşu TransUnion tarafından yayımlanan bir araştırmaya göre, geçen yıl çevrim içi teslimatlar, kargo gönderileri ve kapıda ödeme (COD) işlemleriyle bağlantılı dijital dolandırıcılık vakalarındaki artış, lojistik sektörünü ülkedeki en yüksek riskli sektör haline getirmiştir.
Şirketin 2026 yılı ilk yarısına ilişkin “Top Fraud Trends Report” verilerine göre, Filipinler’de lojistik sektöründe şüpheli dijital dolandırıcılık oranı 2025 yılında yüzde 8,5 olarak gerçekleşmiş; bu oran 2024 yılındaki yüzde 6 seviyesinin üzerine çıkmıştır.
Dolandırıcılığa karşı kırılgan diğer sektörler ise sigortacılık (yüzde 7,6), çevrim içi topluluk platformları (yüzde 5,8), perakende ticaret (yüzde 5,2), finansal hizmetler (yüzde 2,3), seyahat bağlantılı sektörler (yüzde 0,8) ve telekomünikasyon (yüzde 0,6) olarak sıralanmıştır.
Filipinler, yüksek internet kullanım oranları sayesinde dünyanın dijital etkileşimin en yoğun olduğu ekonomileri arasında yer almaktadır. Bu durum çevrim içi ticaret için yeni fırsatlar yaratırken, aynı zamanda siber suç örgütlerinin farklı sektörlerde faaliyet göstermesi için daha geniş bir saldırı alanı oluşturmuştur.
Ülkede genel şüpheli dijital dolandırıcılık oranı 2025 yılında yüzde 4,1 olarak kaydedilmiş olup, bu oran üst üste altıncı kez küresel ortalama olan yüzde 3,8’in üzerinde gerçekleşmiştir.
Araştırmaya katılan Filipinli tüketicilerin yaklaşık yüzde 72’si, geçen yılın Ağustos-Aralık döneminde çevrim içi platformlar, e-posta, kısa mesaj veya telefon aramaları aracılığıyla dijital dolandırıcılık girişimlerine maruz kaldığını belirtmiştir. Bu oran, yüzde 53 olan küresel ortalamanın üzerinde olup, Filipinler’i araştırmaya dahil edilen 18 ülke ve bölge arasında dijital dolandırıcılık riskine en fazla maruz kalan pazarlardan biri haline getirmiştir.
Maruz kalınan dolandırıcılık girişimlerinin yaygınlığına rağmen, finansal kayıpların küresel seviyelere kıyasla daha düşük olduğu görülmektedir. Filipinli tüketicilerin yaklaşık yüzde 38’i 2025 yılında dijital dolandırıcılık nedeniyle maddi kayıp yaşadığını ifade etmiş; medyan zarar tutarı yaklaşık 850 ABD Doları (yaklaşık 50 bin Filipin Pesosu) seviyesinde gerçekleşmiştir. Bu rakam, küresel medyan kayıp tutarı olan 1.671 ABD Doları’nın altında kalmıştır.
Olayların yüzde 45’ini oltalama (phishing) saldırıları oluştururken, bunu yüzde 38 ile sahte kısa mesaj (smishing) dolandırıcılıkları ve yüzde 28 ile meşru e-ticaret platformlarındaki üçüncü taraf satıcılar üzerinden gerçekleştirilen dolandırıcılık vakaları izlemiştir.
Rapora göre dolandırıcılık riski en yoğun şekilde hesap giriş aşamasında görülmüş; bu aşamada şüpheli dolandırıcılık oranı yüzde 6,1 ile küresel ortalama olan yüzde 4,3’ün üzerinde gerçekleşmiştir. Hesap oluşturma aşamasındaki dolandırıcılık oranı yüzde 4,5, finansal işlem aşamasındaki oran ise yüzde 1,1 olarak kaydedilmiştir.
Oltalama ve kimlik taklidi temelli dolandırıcılık vakalarının yaygınlaşmasının, ülkedeki dolandırıcılık riskinin giderek kimlik doğrulama ve kullanıcı kimliği sorununa dönüştüğü belirtilmiş; dolandırıcıların tespitten kaçınmak amacıyla yapay zekâ ve sentetik kimlik teknolojilerinden giderek daha fazla yararlandığı ifade edilmiştir.