Ruanda Yönetişim Kurulu (Rwanda Governance Board – RGB) tarafından yayımlanan 13. Rwanda Governance Scorecard sonuçları ele alınmaktadır. Habere göre sekiz yönetişim alanının dördünde iyileşme görülürken diğer dördünde gerileme kaydedilmiş; en belirgin düşüş kamu hizmetlerinin sunum kalitesinde yaşanmıştır.
Yönetişim karnesi, kamu kurumlarının performansını, hukukun uygulanmasını, ekonomik yönetimi, kamu hizmetlerini ve vatandaşların bu alanlardaki deneyimlerini değerlendiren ulusal bir göstergedir. Bu nedenle rapor, yalnızca siyasi veya idari bir değerlendirme değil, aynı zamanda Ruanda’da iş yapma koşullarının gelişimini takip etmek için de kullanılabilir.
Ruanda’nın 2025 yılında yayımlanan önceki yönetişim karnesinde ekonomik ve kurumsal yönetişim alanı yüzde 74,84, kamu hizmetlerinin kalitesi yüzde 71,73 olarak ölçülmüştü. Yeni raporun haberde öne çıkan sonucu, özellikle hizmet sunumundaki gerilemenin dikkatle takip edilmesi gerektiğidir.
026 yılına ait 13. yönetişim karnesinin sonuçlarını aktaran yerel basın haberinde alanların puanları aşağıdaki şekilde verilmiştir.
Yönetişim alanı
2026 puanı
Güvenlik ve istikrar
%90,15
Yolsuzlukla mücadele, şeffaflık ve hesap verebilirlik
%85,80
Hukukun üstünlüğü
%85,47
Katılım ve kapsayıcılık
%84,72
Siyasi haklar ve sivil özgürlükler
%81,56
Ekonomik ve kurumsal yönetişim
%73,28
Beşerî ve sosyal kalkınma
%68,55
Kamu hizmetlerinin sunum kalitesi
%68,48
Sonuçlar, güvenlik ve hukukun üstünlüğü gibi alanların yüksek puan aldığını; ekonomik yönetişim ve kamu hizmetleri gibi işletmelerin günlük faaliyetlerini etkileyebilecek alanlarda ise iyileştirme ihtiyacının devam ettiğini göstermektedir. Puanlar, işletmelerin doğrudan performansını veya yatırım getirisini ölçmemektedir; ülkenin kurumsal ortamına ilişkin göstergelerdir.
Ruanda’nın güvenlik ve istikrar alanında yüzde 90,15 puan alması, ülkenin yönetişim karnesindeki en yüksek puanlı alan olarak öne çıkmaktadır.
İş dünyası açısından güvenli ve öngörülebilir bir ortam, ticari faaliyetlerin planlanması ve sürdürülmesi bakımından önemlidir.
Türkiye–Ruanda ticareti açısından olası etkiler:
-
Türk şirketlerinin Kigali ve diğer ticari merkezlerde distribütörlük, satış ve servis ağları kurmasını destekleyebilir.
-
Depolama, nakliye, teknik servis ve saha operasyonlarının planlanmasını kolaylaştırabilir.
-
Ruanda’yı Doğu Afrika bölgesinde ticari bağlantılar kurmak isteyen Türk şirketleri açısından değerlendirmeye değer bir pazar haline getirebilir.
Ancak yüksek güvenlik puanı, lojistik maliyetlerin düşük olduğu veya bütün ticari risklerin ortadan kalktığı anlamına gelmez. Gümrük işlemleri, nakliye altyapısı, ödeme güvenliği ve sözleşme uygulamaları ayrıca incelenmelidir.
Hukukun üstünlüğü alanında açıklanan yüzde 85,47’lik puan, ticari faaliyetler bakımından hukuki ve kurumsal ortamın değerlendirilmesinde dikkate alınabilecek bir göstergedir.
Türkiye’den Ruanda’ya ihracat yapan firmalar açısından başlıca konular şunlardır:
-
Satış sözleşmelerinin açık ve uygulanabilir biçimde hazırlanması.
-
Teslimat, ödeme, garanti ve ürün kusurlarına ilişkin sorumlulukların belirlenmesi.
-
Ticari uyuşmazlıkların çözüm yöntemlerinin sözleşmede belirtilmesi.
-
Distribütörlük ve temsilcilik anlaşmalarında fesih, münhasırlık ve bölgesel satış haklarının düzenlenmesi.
İkili ticarete olası etkisi: Öngörülebilir hukuki süreçler, uzun vadeli tedarik ve distribütörlük ilişkilerinin kurulmasını destekleyebilir. Bununla birlikte, genel yönetişim puanı tek başına bir şirketin alacağının tahsil edileceğini veya sözleşmenin sorunsuz uygulanacağını garanti etmez.
Yolsuzlukla mücadele ve şeffaflıkta yüzde 85,80 puan açıklanmıştır. Türk firmaları açısından şeffaf kamu işlemleri, ihale süreçlerine katılım, ruhsat başvuruları, vergi uygulamaları ve gümrük işlemleri gibi alanlarda önem taşır.
Potansiyel etkiler:
-
Kamu ihalelerine katılan Türk şirketlerinin resmî ihale prosedürlerini ve değerlendirme kriterlerini daha sistematik biçimde takip edebilmesi.
-
Yerel distribütör ve iş ortaklarının seçiminde uyum ve durum tespiti süreçlerinin önem kazanması.
-
Şirketlerin fatura, vergi, ithalat izni ve ürün uygunluk belgelerini eksiksiz hazırlamasının ticari süreçleri kolaylaştırması.
Türk şirketlerinin bütün ödemelerini kayıt altında tutması, aracılık ve komisyon anlaşmalarını yazılı yapması ve gerekli durumlarda hukuki danışmanlık alması önerilir.
Değerlendirme: Yüksek bir yönetişim puanı, her sektörde veya her kamu işleminde aynı düzeyde şeffaflık bulunduğunu kanıtlamaz. İhale ve ruhsat süreçleri özelinde somut koşulların ayrıca doğrulanması gerekir.
Ekonomik ve kurumsal yönetişim alanının yüzde 73,28 puan alması, diğer bazı alanlara kıyasla daha fazla gelişim ihtiyacı bulunan başlıklardan biri olduğunu göstermektedir.
Bu alanın Türkiye–Ruanda ticaretine etkisi özellikle yatırım yapmayı, yerel şirket kurmayı veya uzun vadeli ticari faaliyette bulunmayı planlayan işletmeler açısından önemlidir.
Türk firmalarının takip etmesi gereken başlıca konular:
-
Şirket kuruluşu ve işletme izinlerinin alınması.
-
Vergi yükümlülükleri ve gümrük prosedürleri.
-
İthalat lisansları ve sektörel düzenlemeler.
-
Yerel ortaklık ve yatırım sözleşmelerinin koşulları.
-
Kamu kurumlarının hizmet süreleri ve idari işlemlerin öngörülebilirliği.
Ruanda’da faaliyet göstermeyi planlayan Türk şirketleri, yalnızca ülkenin genel yatırım ortamına ilişkin değerlendirmelere dayanmak yerine kendi sektörlerindeki izin, vergi ve mevzuat koşullarını ayrı ayrı incelemelidir.
Haberin en dikkat çekici bulgularından biri, kamu hizmetlerinin sunum kalitesinin gerilemesidir. Bu alanın 2026 puanı yüzde 68,48 olarak aktarılmıştır.
Kamu hizmetlerinin kalitesi, işletmelerin faaliyetlerini doğrudan veya dolaylı biçimde etkileyebilir. Örneğin:
-
İşletme kayıtlarının ve izinlerin tamamlanması için gereken süreler.
-
Vergi ve gümrük işlemlerinin yürütülmesi.
-
Elektrik, su ve diğer temel hizmetlerin sürekliliği.
-
Tarım, sağlık ve altyapı gibi sektörlerde kamu hizmetlerine erişim.
Türkiye–Ruanda ikili ticaretine olası etkisi: İdari süreçlerde gecikmeler yaşanması, bazı şirketlerin ürün teslimat takvimini, stok planlamasını veya yatırım başlangıç tarihini etkileyebilir. Ancak yönetişim karnesindeki düşüş, her kurumun hizmetinin kötüleştiği veya her ticari işlemde gecikme yaşandığı anlamına gelmez.
Türk firmalarının teklif ve sözleşmelerinde gerçekçi teslim süreleri belirlemesi, izin gerektiren işlemleri önceden başlatması ve proje takvimlerinde makul zaman payı bırakması yararlı olacaktır.
Beşerî ve sosyal kalkınma alanı yüzde 68,55 puan almıştır.
Bu başlık; eğitim, sağlık, sosyal gelişim ve insan kaynaklarının geliştirilmesi gibi konuların ekonomik faaliyetlerle ilişkisini değerlendirmek açısından önemlidir.
Türkiye’den Ruanda’ya teknoloji, makine veya üretim ekipmanı götüren firmalar için yalnızca ekipmanın teslim edilmesi yeterli olmayabilir. Yerel çalışanların eğitimi, teknik servis kapasitesi ve üretim süreçlerinin doğru işletilmesi de yatırımın başarısını etkiler.
Bu nedenle Türk şirketleri:
-
Ekipman satışına operatör eğitimi ekleyebilir.
-
Yerel teknik servis personeli yetiştirebilir.
-
Mesleki eğitim kurumları ve işletmelerle iş birliği kurabilir.
-
Makine bakım ve kalite kontrol süreçlerine yönelik eğitim programları geliştirebilir.
Bu yaklaşım, özellikle imalat, tarım teknolojileri, gıda işleme ve enerji ekipmanları sektörlerinde uzun vadeli iş ilişkileri kurulmasına katkıda bulunabilir.