Pastörize Süt Kaynatılır mı ?

Pastörize Süt Kaynatılır mı ?

Pastörize sütün kaynatılıp kaynatılmaması sorusuna vermeden önce pastörize sütün ne olduğunu anlayalım ;

pastörize süt mü ? mü ?

işleminden geçmiş süte verilen isim.
Peki pastörizasyon işlemi nedir ?

Pastörizasyon sütün 63 santigratta yarim saat bekletilmesi ile meydana gelir. Alternatif olarak  yine pastörizasyon olarak adlandırılan ve 73 derecede  15-20 saniye tutularak uygulanan bir yöntem daha vardır. Bu işlemler belirli türdeki bakterilerin populasyonunu ancak biraz  azaltmaya yarmaktadır.

1930 ‘lu yıllarda Francis M. Pottenger, Jr. , pastörize ve çiğ sütle beslendiği 900 kediyi 10 yıl boyunca beslenme etkileri yönünden inceledi ve sütle ilgili bir çalışma yürüttü. Gruplardan birine sadece çiğ süt verdi, diğer kedileri grubuna aynı kaynaktan tedarik edilen pastörize süt ile besledi. Çiğ süt içen gruptaki kediler kuvvet bularak büyüdü, hayatı boyunca sağlıklı, aktif ve canlı kaldı ciddi olarak sağlık problemi yaşamadılar.

Ancak pastörize süt ilee beslenen kediler durgun, sersem görünümlü oldular.  Sağlık problemleri yaşadılar. Normalde insanlarla görülen kalp krizi, böbrek yetmezliği, tiroit bozukluğu, solunum rahatsızlıkları, diş kaybı, kemik zayıflığı, karaciğer iltihabı gibi kronik yozlaştırıcı rahatsızlıklara karşı savunmasız olarak gözlemlendiler.

Francis M. Pottenger, Jr. ‘in asıl dikkatini çekecek olan bulgu ikinci ve üçüncü nesillerde görülen etkilerdi. Pastörize sütle beslediği kedi grubunun yavruları tamamı  zayıf ve küçük dişler, kalsiyum eksikliğinin açık ifadesi olan güçsüz kemiklerle doğmuşlardı. Bu durum pastörize sütten kalsiyum emiliminin olmadığını gösteriyordu.
Francis M. Pottenger, Jr. in diğer tespitlerinde ise çiğ süt içen kedi grubunun yavruları da anne babaları gibi sağlıklı bir hayat sürdüler. Pastörize süt içen kedi grubunda  üçüncü kuşak yavrulardan çok azı yaşadı, çoğu kedi yavrusu öldü. Birçoğu ölü doğdu. Yaşayanların  kısır oldukları görüldü ve üreyemedikleri gözlemlendi. Çiğ sütle beslenen grup soyunu sürdürürken, pastörize sütle beslenen grupta dördüncü nesil olmadığı için Francis deney sonlandırmak zorunda kaldı. (kısırlık görülmesinin nedeni olarak 1930 lardan bu yana  beyaz un tüketilmesinin , buğdayın işlenmesi ile  kepek ve vitaminlerin ayrıştırılması durumunun etkilediğini savunanlar var.)
Bu deney ve sonuçları ikna edici değil ise , pastörize sütün zararlı etkilerini gösteren diğer kanıt, ticari süt sektörünün  kabul etmediği, diğer bir deneyi hatırlayalım. O deneyde de buzağlara  kendi annelerin sütü pastörize edilerek verilmişti ve bu pastörize sütle beslenen buzağılar genellikle 6 hafta içinde öldüğü gerçeğine şahit olunmuştu.
Çiğ sütün lehinde, pastörize sütün zararlı olduğunu gösteren  bulgulara, bu gibi bilimsel kanıtlara ve yirminci yüzyılın başlarına kadar insan türünün çiğ sütle beslendiği gerçeğine rağmen bugün Amerika’ da birçok eyalette çiğ süt satmak yasaktır.
Doğal niteliklerinden uzaklaştırılmış süt, insan ömrünü uzatmada hiçbir fayda göstermez. İnsan sağlığına bir faydası yoktur. sütü pastörize etmek markette raf ömrünü uzattığı için süt endüstrisi tarafında çok daha kazançlıdır. Ve de en önemlisi , pastörizasyon işlemi  olmasa üreticideki ineklerde bulunan mikroplar bertaraf edilemezdi.  Pastörizasyon bazı tehlikeli mikropları öldürerek sağlıklı olmayan koşullarda üretilen mandıralarda bulunan hasta ineklerden alınan sütü “temizleyerek” kullanılabilir duruma getirir ve bu süt endüstrisi için bir maliyet düşürme yöntemidir, niteliksiz süt üreticisinden ucuz süt toplama imkanı verir.

Dr. Pottenger’ in deneyinde pastörize sütü faydalı olsun diye içirerek beslenen kedi gruplarının kısırlaşması ve sağlıksızlaşması üç kuşakta gerçekleşmiştir. Amerikalı  ve Avrupalı halklar  aynı sayıdaki kuşağı pastörize sütle beslenerek geçirmiştir. Günümüzde, kısırlık amerikan çiftleri için başta gelen sorunlardan biriyken; kalsiyum eksikliği de öyle yayılmıştır ki, amerikalı çocukların yüzde doksanı kronik diş çürümesi sorunuyla karşı karşıyadır. Durumun ilginç yanı, bugünlerde süt kaymağını ayrılmaması için sütleri  homojenize ediyorlar.  Bu işlem, yağ moleküllerinin sütün geri kalanından ayrılmayacağı noktaya kadar karıştırılmasını ve mayalanarak ve öğütülmesini gerektiriyor. Ama aynı zamanda bu durum, süt yağının küçük parçacıklarının ince bağırsağın duvarından kolayca geçmesine izin vererek, doğal niteliğini kaybetmiş yağ ve kolesterolün vücut tarafından emilme miktarını büyük oranda arttırıyor.
Gerçekte homojenize sütten, saf kremadan aldığınızdan daha fazla süt yağı alırsınız! kemik erimesi rahatsızlığı olan kadınların pastörize süt ürünleri ile ilgili gerçekleri dikkate almaları gerekir. doğal niteliklerinden uzaklaştırılmış bu süt, bu durumu önlemek için yeterince kalsiyum sağlamaz.
Çok fazla miktarlarda pastörize süt ürünleri tüketen Amerikalı kadınlar, dünyanın en yüksek sayıdaki kemik erimesi vakalarına sahiptirler. Örnek olarak, çiğ lahana; herhangi bir miktar pastörize süt, yoğurt, çiftlik peyniri veya doğal niteliği bozulmuş diğer süt ürünlerinden daha fazla kalsiyum sağlar.

Son Kullanılan Kelimeler