Serbest Ticaret Bölgeleri’nin Yatırımları Artış Gösterdi

Hizmetler ve yüksek teknoloji faaliyetleri, temmuz ayında onaylanan yeni lisansların %60’ını oluştururken, söz konusu yatırımların doğrudan ve dolaylı olarak 190’a kadar yeni istihdam yaratması beklenmektedir.

Panama’nın özel Serbest Bölge rejimi, başta hizmet sunumu ve teknolojik altyapı faaliyetleri olmak üzere yeni yatırımcıların ilgisini çekmeye devam etmektedir.

Ticaret ve Sanayi Bakanlığı (MICI) tarafından yayımlanan basın açıklamasında, Ulusal Serbest Bölge Komitesi’nin temmuz ayında gerçekleştirdiği son toplantıda altı yeni lisans ile mevcut bir lisansın genişletilmesine onay verildiği ve söz konusu işlemlerin yaklaşık 5,9 milyon ABD doları tutarında başlangıç yatırımı temsil ettiği bildirilmiştir.

Bu tutarın yaklaşık 4,1 milyon ABD doları yeni lisanslara ilişkin yatırımlardan oluşmakta olup, onaylanan toplam yatırım tutarının yarısından fazlasına karşılık gelmektedir.

Yeni yetkilendirilen şirketler arasında özellikle teknoloji sektörü öne çıkmaktadır. Hizmet ve “yüksek teknoloji” alanlarında faaliyet gösteren şirketler, temmuz ayındaki toplantıda onaylanan yeni lisansların %60’ını oluşturmuş olup, bu durum söz konusu faaliyetlerin özel rejim içerisindeki öneminin giderek arttığını göstermektedir.

Toplantıya Ticaret Bakan Yardımcısı Omar Torres De León başkanlık etmiş; Serbest Bölgeler Direktörü Rodrigo Jaén ise teknik sekreter olarak görev yapmıştır.

Yatırım tutarının yanı sıra, yeni lisansların iş gücü piyasası üzerinde de başlangıç aşamasında olumlu bir etki yaratması beklenmektedir. İlk aşamada 100’e kadar yeni istihdam oluşturulması öngörülürken, doğrudan ve dolaylı istihdam birlikte değerlendirildiğinde ilerleyen dönemde 90 ilave pozisyonun daha oluşturulabileceği tahmin edilmektedir.

Serbest bölgelerin performansı, Doğrudan Yabancı Yatırımların (DYY) çekilmesiyle bağlantılı göstergeler arasında da öne çıkmaktadır. Onaylanan yeni yatırımlar içerisinde özellikle hizmet ve teknoloji faaliyetlerinin ağırlığının artması, Panama’nın serbest bölge rejimi kapsamında yatırım çekme yapısında söz konusu sektörlerin giderek daha önemli bir konuma geldiğine işaret etmektedir.